Babamız oğluşunun tünelleri çok sevdiğini bilip,IKEA dan kapmış koca tüneli.Salonumuzda fili,bisikleti derken sehpaya yer yoktu.Artık şimdi hiç olmaz.Karşılıklı tünelden girip,ortada buluşarak anne oğul kıkırdaşıyoruz şimdilik.İlerde ne köprüler,ne tüneller yapacak benim oğlum,oyun oynarken yanii.Ha bir de IKEA 'dan benim çok istediğim mama sandalyesinden almış.Bir rahat ettik sormayınmHerkese tavsiye edteriz.
Bu Blogda Ara
1 Mart 2009 Pazar
DİLLENİYOR MU NE?
Benim tatlı,yakışıklı bitanecik oğluşum dilleniyor mu ne?Erkek çocukların genel olarak geç konuştuğunu biliyorum,ancak Kaan'da öyle bir konuşma isteği var ki anlatamam.Sözler boğazında dolu dolu sanki.Sürekli kendince bir şeyler mırıldanıyor.Hele ki telefonu kapınca başlıyor anlatmaya.Şimdilerde ciddi anlamda söyleyebildiği daha çok söylemeye çalıştıkları şunlar:
su,iyimisin deyince iyi,gitti,çiçek,dede,ge,pisi pisi,çok mutluyum ki akşamları yatmadan önce anne demeye başladı.
su,iyimisin deyince iyi,gitti,çiçek,dede,ge,pisi pisi,çok mutluyum ki akşamları yatmadan önce anne demeye başladı.
ANNECİĞİME NOT
- Doğum günü fotosunu koyunca,ve o masayı görünce,anneciğime doğru düzgün teşekkür etmediğimi hatırladım.Canım annem,o günkü enfes mönü için,her zaman ama her zaman gerçekten yanımda olduğun için sana teşekkür ediyorum.O güzel ellerine sağlık,ellerinden öpüyorum.
Bakalım mönüde neler varmış:
- Doğum günü pastamız
- Banyolu kurabiye
- Sadrazam lokumu
- Üçgen börek
- Patatesli kek
- Tavuklu bohça böreği
- Havuçlu lokum
BALON İSTERİMMMMM!
Bizim oğlan bir alış veriş merkezinde,küçük bir kızın elindeki kocaman tavşanlı(kaan kadar var nerdeyse)balonu görünce,nasıl atıldı anlatamam.Tabii kızda verir mi balonunu.Hemen biz hazır asker,oğluşumuz bi şeyler istemeye başlamış,almazmıyız deyip,bir heyecan baloncuya gittik.Babasıyla balonu seçerlerken,bende fotoladım onları.EEeeee ne de olsa ilkler kategorisine girebilir durum.Meğersem bi de uçan balonmuş,hatta bu balon söndüğünde getirilip şişirilebilyormuş.Oğlumun ilk son model balonu yani.Neyse babası bir güzel,bileğini ipi sıkmasın diye hırkasının fermuar yerine bağladı.Bıraktık yere hani balonla yürüsün dedik paşa.Ama ne mümkün,bizim sıkıntılı bastı yine feryadı.Bu seferde istemem diye tutturdu.Aman çıkaralım hemen dedik,babamız da sıkı sıkı bağlamış mı?Neyse baloncudan makas alıp kurtulduk sonunda balondan.Bizim Kaanişko,bizi parmağında bir güzel oynattı.
KAAN'IMIN SAÇLAR GİTTİ.
Saçlarını kestireli tam bir hafta oldu.Herkes bu halini çok merak ediyor ancak bilgisayarımızın usb girişleri bozulduğu için son imajlı halinin resmini koyamıyorum.Babamızın kuaförüne gittik yine,en son yaptırdığımız traşımız gayet başarılıydı.Bu sefer için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Kapısından girer girmez bastı feryadı.Susması için ne yaptıysak fayda etmedi,baktık minik sandalyeye de oturmuyor,önlüğü hele hiç hiç istemiyor.Aldım kucağıma bizim yaramazı,feda ettim kendimi de anlayacağınız.Her tarafımız saç kılı yumağı.Traşı tam anlamıyla bitiremedi bile zavallı berber,babamızsa ne yapacağını,neyle oyalacağını şaşırdı.Sonuç:Daha bir büyümüş,saçlar dahada kumral hale bürünmüş,tam ensesinde tesadüfen kalmış bir tutam kuyruklu,yakışıklı,sanki delikanlı biri:)
22 Şubat 2009 Pazar
11 Şubat 2009 Çarşamba
10 GÜNLÜK DOLU DOLU İZMİR ÖZETİ
Gezmelerimize hemen ertesi günden başladık.Annemin 2 tane gününe katılma,komşulara kahve keyfine gitme,akraba ziyaretine gitme,hava güzelse dede yada anneanne eşliğinde dışarda kedi köpek avına çıkma,Yağmur teyzesinin odasına girip orayı burayı kurcalama,bilgisatarına el koyup Yağmur'u çıldırtma,hava soğuksa annemin pencerelerinin alçak oluşundan istifade yoldan geçenleri izleme,kedilere bakma,evde akrabalarla herkesin gözbebeği olma,şımarma,bazen utanma,hediyeleri kapma,cici annesinden(halam)çiçek nerde öğrenme,hiç bir oyuncağa bakmayıp anneannesinin tüm elektroniklerini isteme,annesinin değilde anneannesinin tatlı yemeklerini yeme,sabah kalkar kalkmaz anneanne ve dedeyle vakit geçirip,anneciğini uzun zamandır özlediği sabah uykusuna doydurma,arada annesini Şirinyer forbes turu yada Alsancak'ta mango talanı yaptırma,Melisalara gidip onun pembiş odasına bayılma,günlerde hamur işinin hakkını verme,içli köfteyi götürme derken 10 gün Kaan ilgiye,dede anneanne,teyze hala,enişte,dayı,büyükdede,yeğen sevgisine doydu,herkesi daha bilinçli tanıdı.Ah İZMİR ah!
ÖZETLERİ NİHAYET SUNUYORUM.
Olamaz böyle bir tembellik ama oturamıyorum işte bilgisayar başına.Kaan tam bir bilgisayar delisi olunca açamıyorum bile.Kucağıma aldığımda ise klavyenin tuşlarına basıyor basmasına ama,tuşları yerlerinden de çıkarıyor yaramaz.Şuan 2 tuşumuz hasarlı.Şu andada okuldan geldim,bizim kinin uyuduğunu fırsat bilerek oturabildim nihayet.Ama okul dönüşü eve geldiğimde bilgisar başına oturabilecek enerjim olmuyor.Malum sınıfım 1.sınıf.Bloğa baktım da gelişmelerden en son günde kalmışım.Okuldan arkadaşlarla 2 haftada bir günümüz var.Arkadaşlarıyla bizim tosun ve tabii oğlumun ilgi odağı Nehir le fotoğraflar.
20 Ocak 2009 Salı
8 Ocak 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)