
Fotoğrafları yükledin de,olan biteni anlat diyorsunuz ama bu seferki gerçekten tembellik değil.Eskiden Kaan akşam 10 gibi uyur benimde her gün yazabilme şansım olurdu.Akşamları geç yatmaya başlamıştı ki,gündüz uykuları fazla gelmeye başladığını düşünerek gündüz tek uyku yapmaya karar verdim.Normalde bi sabah,bide öğleden sonra olmak üzere 2 uykusu vardı.Şu 1 haftadır sadece öğlen 1 de uyutmaya başladık.Yaklaşık 2-2,5 bazen 3 saat uyuyor.Akşam da çok şükür saat 10'a bile zor dayanıp uyuyor.Bende rahatladım aslında,en azından akşamda kendime biraz olsun zamanım kalır,arada bloğada yüklerim bişeyler diye sevindim ama bu sefer bizim yaramaz geceleri sık sık uyanmaya başladı.Öncesinde de emmeye uyanırdı ama bu başka,bazen kıvranarak bazen ağlayarak,bazen de yatağında ayağa kalkıp cin gibi bana bakarak kalkıyor.Ben de tabii aman bu gece de böyle geçebilir deyip Kaan dan yarım saat,bir saat sonra uyuyorum.Napalım sabah kalkıp daha 36 çocukla uğraşmak var.Çok şükür ki hepsi okuyor artık.Biraz araştırdım,bebişi olanlara falan sordum da büyük ihtimal bu azı dişlerinin yolda olduğu haberleriymiş.Haa yolda olduğu belli,diş etleri nasıl kabarık kuzumun anlatamam.Allah'ım hayırlısıyla çıksın da kurtulalım.Yani tembelliğimin neden budur.Yoksa nasıl doluyum,Kaanımla ilgili dolu şey var anlatılacak.

İZMİR bekler,gideyim aman,dertli sevda çekerim inan, ayrı düştüm düşeli ondan,gizli gizli yanarım inan.Yeşim Salkım'ın şarkısı geldi birden aklıma.İzmir gerçekten de dolu dolu geçti.Öncelikle uçak yolculuğumuz Kaan'ın yanımızda ki koltukta oturan genç,güzel doktor bayana kur yapmalarıyla başlayıp taaaa koridoru aşıp diğer koltukta oturan yolculara kadar ulaşıp şov yapmalarıyla,gayet güzel bir yolculuk geçirdik.Şov derken şunu kastediyorum:Kaanişko genelde esmer,genç,güzelce olan bayanları hemen farkedip,öğrendiği tüm şeyleri yapmaya başlıyor.Başta alabildiğine tüm sevimliliğiyle gülümsüyor,ama başını hafiften öne eğip utanırcasına.Arada benim omzuma başını saklayıp alttan alttan gülümsüyor.Sonrasında açılınca göz kırpmalar,öpücük atmalar,ya da öpmeler,çirkin olmalar,babaya bir bir söyliycemler,bıktım sendenler ... hatta bazen beni istemeyip kızın kucağına atılmalar.Maaşallah ki Kaan yapı itibariyle güleç,sıcakkanlı,zorla kendini sevdiren bir çocuk.

Kaan'ın uyku saatine denk gelsede yolculuğumuz,tam dalacakken hostesin kemer takma merasimi sırasında uykusu kaçıverdi.bir daha da uyuyamadı kuzum.İzmir'e sağ salim inince Kaan'ı hemen bizi karşılamaya gelen anneanne ve dedeye verdim.Ben valizi beklerken onlar özlem giderdiler,eve giderkense bizim ki yolda sızıverdi.Bebekliğin de dahi ak saçlarından olsa gerek çocuğumun garibine gittiğinden midir nedir,babamı ilk görüşte yadırgar,kucağına falan gitmek istemez,hatta ağlardı ama bu sefer dedeyi tam can evinden vurdu,içinin yağları eritip kendini affettirdi bizim paşa.Bu sefer ilk karşılaşma dahil,10 gün boyunca dedeye inanılmaz yakındı,durup durup dedesine sarıldı,öp deyince hiç kırmadı.Tam dede torun oldular doğrusu.Eve varınca çok geçmeden Melisa prensesi de geldi.Zaten o gece gelmeseydi eminim anne ve babasının başını yerdi.Daha uçaktan iner inmez,bize gelsin,Kaan 'ı çok özledim haberleri duyuldu telden,ancak Kaan yolda uyuyunca kaldı.Yazı düşünürsek artık daha bir arkadaş havasındalar.Bu yaz aradaki açık biraz daha kapanıp,ehh Kaaniş'te konuşmaya başlayınca,bakın o zaman kova kürek kavgasına:)Yok yok Melisam iyice büyümüş,Kaan'ın kardeşi olduğunun da farkında.Teyzem zaten Kaan'ı görünce,Melisayı büyütme konsunda epey yol katedip artık daha rahatladığını söyleyip,yine ben ah Melisa kadar olsa demekten kendimi alamadım.Sonra insan yine şöyle bi düşünüp,geçmiş olan her döneminin özlemini duyuyor.Teyzem de de bu oldu eminim.

Gezmelerimize hemen ertesi günden başladık.Annemin 2 tane gününe katılma,komşulara kahve keyfine gitme,akraba ziyaretine gitme,hava güzelse dede yada anneanne eşliğinde dışarda kedi köpek avına çıkma,Yağmur teyzesinin odasına girip orayı burayı kurcalama,bilgisatarına el koyup Yağmur'u çıldırtma,hava soğuksa annemin pencerelerinin alçak oluşundan istifade yoldan geçenleri izleme,kedilere bakma,evde akrabalarla herkesin gözbebeği olma,şımarma,bazen utanma,hediyeleri kapma,cici annesinden(halam)çiçek nerde öğrenme,hiç bir oyuncağa bakmayıp anneannesinin tüm elektroniklerini isteme,annesinin değilde anneannesinin tatlı yemeklerini yeme,sabah kalkar kalkmaz anneanne ve dedeyle vakit geçirip,anneciğini uzun zamandır özlediği sabah uykusuna doydurma,arada annesini Şirinyer forbes turu yada Alsancak'ta mango talanı yaptırma,Melisalara gidip onun pembiş odasına bayılma,günlerde hamur işinin hakkını verme,içli köfteyi götürme derken 10 gün Kaan ilgiye,dede anneanne,teyze hala,enişte,dayı,büyükdede,yeğen sevgisine doydu,herkesi daha bilinçli tanıdı.Ah İZMİR ah!
