Bu Blogda Ara

31 Ağustos 2008 Pazar

PAZAR KAHVALTISI




Bu pazar babamız dışarıda kahvaltı yapalım deyince itirazsız hazırlanmaya başladık.Kaan beyin kahvaltı saati gecikince,yedirirken ağzını öyle iştahlı açtı ki hiç zorlanmadım.Biraz aç bıraksam iyi olacak sanırım.Kahvaltımızı Kaan'ın huysuzluğu nedeniyle zor bela yapsakta,sağolsun sabah uykusuna yatınca kahvaltı sonrası gazeteyle keyif yapma şansını bize tanıdı.Alış veriş merkezini gezdik,market alış verişimizi yaptık bizim ki maaşallah uyudu da uyudu.Oğluma sabah kahvaltısına dövülmüş ceviz koymak için havan,mamalarını ayrı ayrı koymak için tabak,ne zamandır almak istediğim bir türlü alamadığım biberon temizleme aleti aldık.

CUMARTESİ GÜNÜMÜZ





































Hafta sonlarımız genelde koşuşturma geçiyor,gezmeden tozmadan dolayı da güncellemeyi ancak şimdi yapabiliyorum.Kaan'ımı az önce uyutup,bilgisayarın başına geçtim.Çalışmaya başlayınca bakalım ne zaman vakit bulacağım?Neyse,bu cumartesi kendimizi dışarı bir attık
pir attık.Önce alış veriş merkezlerini gezdik,akşamüstü ise sahil kenarında minderlerde keyif yaptık.En çokta bizim paşa keyfini çıkardı.Çimenlerden çok hoşlanmadığı öyle belliydi ki,hemen kendini minderlere atmaya çalıştı durdu.Mızıldanması bitmiyorsa büyük ihtimal uykusunun geldiğidir.Hemen ayağıma yastık niyetine bir şeyler koyup ayağımda sallamaya başladım çimenlerin üzerinde.Yaklaşık 10 gündür ayağımda sallayarak uyutuyorum,normalde sarıla sarıla saçını okşaya okşaya uyutuyordum ama dadımıza kolaylık olması için bunu yapmalıydım.Kaan'ım açık havaya daha fazla dayanamadan hemen uyuyuverdi.1 saat sonra enerjisini toplamış halde uyandı benim tosunum.

30 Ağustos 2008 Cumartesi

10 AYLIK OLDU BİLE


Kaanişkom artık 10 aylık oldu.Zaman nasıl da geçiyor,yaşına girmesine bile 2 aycık kaldı oğlumun.Çarşamba günü de aylık kontrolünü yaptı doktorumuz,maaşallah gelişiminin gayet iyi olduğunu söyledi.Bu ay kilomuz 1o kg,boyumuzsa 75 cm olmuş.

ALNI YAKAN SAÇLARA SON ÇARE


Sıcakların iyice bunalttığı günlerde,saçlarını kestirmeye kıyamadığımız Kaanişin yanan alnına son çare bir taç oldu.Yanlış anlaşılmasın sakın,artık erkeklerde takıyor.

28 Ağustos 2008 Perşembe

MASUM BEBEĞİME,

Asıl zor günler geldi çattı bebeğim.Bizim canımız olduğundan bu yana ,en uzun kaç saat ayrı kalmışızdır diye düşünüyorüm da,1 saati geçmemiştir belki de.Özellikle şu son zamanlarda öyle düşkün olmaya başladın ki bana,bu daha da zorlaştırıyor her şeyi.Yaklaşık bir haftaya kadar çalışmaya başlayacağım bebeğim,çok çok üzgünüm ama mecburum.Bu günler de sana her baktığım da,her şeyden habersiz benim masum kuzum ne yapacak şimdi diye düşünüp duruyorum.Sana da zor gelecek her şey başta,ama alışacağız inşallah benim güzel yüzlü oğlum.Sabah keyiflerimizi,beraber sarılarak sabah uyumalarımızı,bol vakitlerimizi hafta sonuna bırakacağız artık.Annesinin bir tanesi iyi olsun,keyfi yerinde olsun başka bir şey istemem.Sana ben okuldan gelene kadar inşallah,seni öpüp sana sarılacak,seninle oyunlar oynayıp,bir şeyler öğretecek,mamalar yedirip o güzel uykularına yatıracak tatlı bir dadın var artık.Onu da çok sev inşallah tamam mı bebeğim.Sen bizim için dünyada ki her şeyden çok daha değerlisin,seni çok ama çok seviyoruz canım oğlum.Allah'ım seni korusun...

MAMA


Mama sandalyesinin masası çok yüksek olduğu için takmamıştık,gerçi taksak ne yazar zorla oturtuyo ruz.Resmen bizden rüşvet alıyor yaramaz.Önüne dikkatini çeken bir şey koydun mu oturuveriyor.Kırmızı tabağımızı alalı epey oldu.İnşallah gerçekten kullanabileceği günü sabırsızlıkla bekliyorum.Tabağın altında ayrı bir aparatı sayesinde masada sabit kalabilyor.Gayet kullanışlı.Bizim ki şuan için kemirme aracı yada gevrekçi oyunu için kafaya bir tas olarak görüyor.Ama öğreteceğim.

26 Ağustos 2008 Salı

BENİM YARALI BÖCÜĞÜM:(







Bugün Kaan'ın sakarlık,bir taraflarını vurma,ağlama günüydü.Benimse her acısında kahrolup kendimi suçladığım gündü,ama sonra diyorum ki kendine haksızlık etme.Bugün gözetimimdeyken bile,bebeğimin başına bir şeyler geldi durdu.Dur durak bilmiyor Kaan artık.Sabah hani şu güvenlikli sehpanın önünde otururken birden dengeyi kaybedip,altına doğru yıkılarak alnını vurdu,sandalyenin altının girerek yanağını sandalyenin ayaklarına vurdu.Asıl bunda çok ağladı kuzum.O an yok bugün üstümüzde bir şey var gözümden bir dakika ayırmayayım dedim ki kendi odasındaki yatağında ayakta dururken,yine dengeyi kaybedip bu sefer korkuluğuna ağzını vurdu.Kucağım da mı tutmam lazım acaba dediysem de,çocuk işte düşe kalka büyüyecek demek daha doğru heralde.Allah'ım beterinden korusun bebeğimi,maşallah.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

ÇOK MUTLU ÇOK,MAŞALLAH!




Parka gitmeden olmuyor artık.Babamızı da parkta karşılamaksa alışkanlık oldu.Babasını görünce bir seviniyor ki sormayın.Ben isteyince benim kucağıma bile gelmiyor.Salıncakta sallayıp,babası
havalara uçurdu.Arda'yı da uçurmasa olmazdı.Çok sevidiler bu uçuşu.Ordan babamız traş olacağı için yine özdileğe gittik.Babası sırasını beklerken Kaan'la,bende etrafı turlayıp,ne zama
ndır milupanın tavuk etli kavonoz mamasını denemek istiyordum onu almaya gittim.Gerçi bizim paşa hazırlardan pek hoşlanmaz ama belki sever diyerek aldım.Yanlarına bir gittim,benim küçük erkeğimin de favorileri falan düzeltilmiş.Saçlarımızı kesmiyoruz,doğum gününe kadar uzasın istiyoruz.Neysa babamız traş olurken biz gezdik,mamamızı ise sevmediğimiz için yiyemedik.Yarın öğlene deneyeceğim bakalım.Hazırdan yemesi taraftarı deyilim ama dışarı çıktığınız da işe yarıyabiliyor.

ELLERİMİ BIRAKTIMM




























Kaan ara ara sırtını dayayarak tutunmadan ayakta durmaya devam ediyor.Şu artiste bakın.Sabah babasının gözü önünde düşüp kafayı vurunca çok ağladı bebişim.Babasıysa içi cızlayarak işe gitti.Ne kadar güvenlik önlemi alsakta illaki bir şeyler oluyor,hele bu günlerde,Allah'ım korusun bebeğimi.

24 Ağustos 2008 Pazar

MARKET ALIŞVERİŞİ




Sabah kahvaltıda dedemiz de vardı.Minik kuzunun tam da uyku s
aati olunca,pazar kahvaltısını sakin bir şekilde yapabildik.Uyanınca hazırlanıp hem gezmek, hemde market alış verişi için özdileğe gittik. Oyuncak reyonunda yürüteci görünce hemen bindirdim.Yavrum ilk defa biniyordu,şaşırdı,hoşuna gitti.Onu çektikçe adım atmaya başladı,ama benim oğlum büyümüş artık,sanki yürütece bir beden büyük geldi.Eve dönüşte yolda uyudu uyuyacak durumdaydı,biraz oyalayıp hemen evde öğle uykusuna yatırdım.Maaşallah yine güzelce uykusunu aldı.Kalktığında ise sırılsıklamdı kuzum.Bu havalar biraz serinlesin lütfen!Hemen Ali'yle duşa soktuk.Bu günlerde benim yokluğumdan istifade soluğu hemen başka yerde alıyor yaramaz.Bundan sonra tut tutabilene...

YİNE SAPANCA'DAYDIK.


Olay sırası biraz karıştı,şuan yazdığım market alış verişinden sonra olacaktı.Öğle uykusundan kalkınca tosunumuz biraz parkta sallanıp,daha sonra yoğurdunu yeyip Sapanca'ya yemek yemek için yola çıktık.İstikamet Gölevi Restorant.Buraya ilk olarak Ali'yle evlenmeden önce gitmiştik.
Evlendikten sonra bir kere daha gitmiştik,bu gidişimiz Kaan'ımla ilk olacaktı.Etraf öyle şahane ki..Aslında güzel fotoğraflamak için daha erken bir saatte gitmemiz gerekmiş.Sapanca Gölü'nün kenarında ağaçların altına konulmuş masalar,her taraf yemyeşil çim,etrafta hamaklar,çocuklar için oyun parkı,fiyatlandırması biraz tuzlu olmakla birlikte güzel yemekleriyle hem şık,hem de salaş bir mekan.Gerçi bu sefer ne yedik,ne yemedik hiç bir şey anlayamadık.Kaan yine durmak bilmedi.Arabası ve ordan verdikleri mama sandalyesine oturmadı,çok büyüdü ya bizim paşa,sandalyeye oturdu bir güzel.Babasıyla park keyfini doyasıya yapıp,hamaktan çok hoşlanmayıp,korkudan kasıla kasıla biraz sallandı.Bir daha ki gidişimiz de eminim Kaan'ım daha çok zevk alıcak,bizse peşinden koşarak daha da çok zorlanacağız.





































KAAN BABA DİYOR!







En önemli şeyi söylemeyi unuttum.Bu sabahtan itibaren ba-ba-ba-ba demeye başladı.EE tabii babası da zevkten dört köşe"hadi baba de oğlum"demeye başladı.(fotoğraftaki tarihlerden anlaşılacağı üzere daha önceden çekilmiş pozlar)

HAFTA SONU YAZILAR BİRAZCIK UZUN...






























Bugün cumartesi olması nedeniyle paşa şöyle birazcık geç kalksa dediysem de nafile.Hem babamız işe gitmediği için,alarmda çalmamışken 6.30'da kalkılır mı?Belki uyur desem de anladım ki niyeti yok.Eskiden uyandığı zaman yatağında ya da bizim yanımızda öylece yatar,bizde uyansakta biraz keyif yapma olanağımız olurdu.Şimdi bu pek mümkün olmuyor,ya sürünerek yatakta bir yerlere gitmeye çalışıyor,ya da üstümüze,yatak başına tutunarak kalkmaya çalışıyor.Müthiş hareketlendi.Mama sandalyesi,arabası gibi sabit kaldığı yerlere hiç oturmak istemeyor,inatla ayaklarını kırmayıp sopa gibi dimdik duruyor.Eline değişik bir şey verirsem,ancak o zaman oturuyor inatçı keçi.Oyun bahçesine bile koyduğum da hemen mızmızlanıp,vaaavv aaaa şeklinde söylenmeye başlıyor.Peki neden?Artık sürünerek,koltuk kenarlarına tutunup yürüyerek,keşfetmek için çok şey olduğunu anladıda ondan.
Babamız bugünlerde pek iyi değil,vücudunun sol tarafı resmen tutmuyor.Doktora gitmek için Ali beyi ikna edip bir güzel hasteneden randevumuzu aldım.Doktora çok zorda olmadıkça gitmez de.Hazırlanıp arabaya bindiğimizde ise vazgeçtiğini,eczaneden bir kas gevşetici alıp sürünce bir şey kalmaz deyip yan çizdi bizim ki.Halbu ki bir gece öncesi de sürmüştük ama bir faydası olmamıştı.Neyse tuttuk çarşının yolunu hastane derken,soluğu eczanede aldık.Ağrı kesici,kas gevşetici özelliği bir arada bir hap ve merhem verdi.Fazla gezmeden,Kaan'a öğle yemeğini yedirip uyku saatinde eve döndük.Ali'nin keyfi yerinde olsa,mümkün değil eve götüremezdin ama ciddi ağrısı vardı.İlaçlar hemen işe yaradı,hele merhem(sulidin) süper.Ağrısı geçiverdi.Kaan'sa öğlen uzun bir uyku çekti.Akşamüstü dedesi Zonguldak'tan geldi,babaanne ise düğün nedeniylen İzmir de.Beraber akşam yemeğimizi yeyip,bizde Ali'nin arkadaşının düğününe gittik.Bizim bebiş düğünlerden pek haz almıyor olsa gerek sürekli huysuzlandı.Allah'tan babası biraz iyileşti de ara ara nefes aldım.Arabasına oturmak istemiyor.Fotoğrafa baksanıza ayakkabının teki çıkmış,ne güzel gömlek giyitmiştim sıkıntıdan çıkartmışız.Resmen sinir yaptı yine yaramaz.Fazla kalamadan eve dönüyorduk ki,hiç eve gidesim yok,ev şimdi yanıyordur dedim Ali'ye.Onun da gidesi yoktu ki,evin yakınında Kaptan kafe çay bahçesine gittik.Biz soğuk sodalarımızı yudumlayıp muhabbet ederken,annesinin küçük meleği uykuya dalmıştı bile.

22 Ağustos 2008 Cuma

SIRA DÜĞÜNDE...




Dün akşam kınadaydık,sıra düğündeydi.Kaan'la yine parktaydık akşamüstü.Kaanişi bırakın,asıl ben öyle bir alıştım ki,duramıyorum o saatte evde.Evin içi hem çok sıcak oluyor,hem de yoğurdunu keyifle yeyip,zamanın nasıl geçtiğini de anlamıyoruz.Babamız gelip,evde hazırlanmaya başladığımızda bizi görmeliydiniz.Kaan'ın yemeğini yedirmek,oraya götürecek olduğum paşayla ilgili çantayı hazırlamak,Kaanişi giyitmek,orada yiyeceği yemeği hazırlamak ve en son kendim hazırlanmam gerekti.Şunu da araya sıkıştırmak istiyorum.Süsüne püsüne çok düşkün olan bir anne,bu dönem de vakit yetmemesi nedeniyle depresyona bile girebilir.Hele ki ilk zamanlar,aman yarabbi.Dışarıya çıkalım derdik,ya kakasını yapardı,ya da biz hazırlanana kadar tekrar karnı acıkırdı.(daha küçükken bebekler çok kakalı olup ve doyup doymadıklarını anlayamadıkları için obur olurlar)Gerçi zamanla bir sisteme oturtup,pratikleşiyorsunuz mecburen,ya da süse püse çok düşmeden 2 dakikada hem şık,hem bakımlı görünmeye çalışıyorsunuz kendi çapınız da.Bir kere öncelikle çantamı hemen hemen hazırlarım,kendim hazırlanıp en son bebişi hazırlayıp bir an evvel kendimi dışarıya atmaya çalışırım.Zaten öyle bir sıkıntı basıyor ki o an,bağlasan durmaz hale geliyorsun.Arada Ali'yi de çalıştırıyorum tabii,çantaya bezini koy,ıslak mendilini koy falan filan...Aynen bu akşam da böyle hazırlandık.Düğün yemekliydi,Kaan'a böyle yerlerde yemek yedirmeye pek cesaret edemediğim için,hiç birinden tattırmadan(sadece kocaman ekmeklerini kemirip) muhallebisini yedi.Keyfi hiç yoktu,sürekli mıklanıp ağladı.Ses çok yüksekti,belki de ondan rahatsız oldu.Çocuklu olunca erken kalkabilme olanağınız da oluyor.Bizde hakkımızı kullanıp,yolda uykuya yenik düşüp,evimize döndük çok şükür.

BASKET ATANA KADARRR...


Odasını anlatırken duvarda ki basketbol potasının fotoğrafını çekmeyi unutmuşum.Nasıl unuturum,babası bu potayı aldığında belki 3 aylık bile yoktu Kaan.Niye aldın dediysem de ilk gün anladım ki,aslında çok beğenmiş,kendine almış,sonra oğluna devredecek dedim.Kaanişin bununla oynayabilmesi için kaç fırın ekmek yemesi gerek acaba:)Özellikli bir pota,şöyle ki aynen kendinizi maçta hissettiren bir ses ve zamanı ve skorunu gösteren dijital sayaç.Duvara monte ettiğimiz gün geldi de aklıma,Kaan o sıra da uyuyordu,kapıyı kapatıp Ali'yle kim daha çok basket atacak diye kapışmıştık.Ali kazanmıştı belki ama benim de basketbolum fena sayılmaz onu da söyleyeyim.

KREŞ EVİMİZ


Hani şu pazardan aldığım ıkea etiketli kumaşı nasıl değerlendirebilirim deyip kararsız kalmıştı ya,şağ olsun yine oğlumun işine yaradı.Büyük sehpamızı ortadan kaldıralı epey zaman oldu,bir köşeye koymuştum.Ama sehpanın köşeleri öyle bir tehlike alarmı çalıyor du ki,nasıl yapsam diye düşünüyordum.Güvenlik amaçlı köşelere takılan çeşitli aparatlar var belki ama,bizim sehpanın ayak kısımlarının köşeleri de beni korkutuyordu.TV ile koltuğun arası boş olunca oraya sıkıştırdım,hem tv'ye ulaşması engellendi,hem koltuk takımlarına tutunarak boşluk kalmadan "U"çizip sıralayabileceği,hem de oyuncaklarını koyup oraya kalkma hevesi uyanacağı bir alan yarattım.Üzerine bir battaniye ve o kumaşı serdim.Çok güzel oldu:)Evimiz tam bir kreşe döndü anlayacağınız.Oğlumun keyfi yerinde olsun da gerisi boş...

21 Ağustos 2008 Perşembe

YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE...







Babamız gelince süslendik,püslendik evimizin hemen yakınında ki komşumuzun kızının kına gecesine gittik.Tam da muhallebi saati olduğu
için,oyun havası müzikleri ve göbek atanlar gösterisi eşliğinde karnını doyurdu tosunum.Kaan artık o kadar dediğim dedik olmaya başladı ki,oturtmak istediğimiz de,istemiyorsa kesinlikle oturmuyor.Daha ziyade ayak durmak tercihimiz zaten.Babaannesinin kucağında mendil sallayıp oynayınca rahatladı.Kına yakılma zamanı geldiğinde yüksek yüksek tepelere çalmaya başladı.Hemen annem geldi aklıma,orda olsaydı kesin ağlamaya başlamıştı.Hiç dayanamaz canım annem benim:)Bir de benim kına gecem geldi aklıma tabii.Kına yakılırken herkes ağlıyor mu diye baktılar durdular,ama bende bir şey yoktu.Kına yakılıp ne zaman annemin yanına gidip elini öptüm,orda başladım ağlamaya,bende buna dayanamazdım işte.Kına gecem diye söylemiyorum,tam bir şenlik edasındaydı.Bir iki fotoğraf ekleyerek merakınızı gideriyorum.

EVCİLİK OYUNU


Uyanır uyanmaz soluğu parkta aldık.Salıncakta ki fotoğrafta gözlerinden belli zaten kuzumun,daha uyku mahmuru yavrum. Uykusunu güzel alınca daha bir keyifliydi.Bugün kızlarla bile oynadı,fotoğrafta ki büyük bebekse son gözdesiydi.