
Dün akşam kınadaydık,sıra düğündeydi.Kaan'la yine parktaydık akşamüstü.Kaanişi bırakın,asıl ben öyle bir alıştım ki,duramıyorum o saatte evde.Evin içi hem çok sıcak oluyor,hem de yoğurdunu keyifle yeyip,zamanın nasıl geçtiğini de anlamıyoruz.Babamız gelip,evde hazırlanmaya başladığımızda bizi görmeliydiniz.Kaan'ın yemeğini yedirmek,oraya götürecek olduğum paşayla ilgili çantayı hazırlamak,Kaanişi giyitmek,orada yiyeceği yemeği hazırlamak ve en son kendim hazırlanmam gerekti.Şunu da araya sıkıştırmak istiyorum.Süsüne püsüne çok düşkün olan bir anne,bu dönem de vakit yetmemesi nedeniyle depresyona bile girebilir.Hele ki ilk zamanlar,aman yarabbi.Dışarıya çıkalım derdik,ya kakasını yapardı,ya da biz hazırlanana kadar tekrar karnı acıkırdı.(daha küçükken bebekler çok kakalı olup ve doyup doymadıklarını anlayamadıkları için obur olurlar)Gerçi zamanla bir sisteme oturtup,pratikleşiyorsunuz mecburen,ya da süse püse çok düşmeden 2 dakikada hem şık,hem bakımlı görünmeye çalışıyorsunuz kendi çapınız da.Bir kere öncelikle çantamı hemen hemen hazırlarım,kendim hazırlanıp en son bebişi hazırlayıp bir an evvel kendimi dışarıya atmaya çalışırım.Zaten öyle bir sıkıntı basıyor ki o an,bağlasan durmaz hale geliyorsun.Arada Ali'yi de çalıştırıyorum tabii,çantaya bezini koy,ıslak mendilini koy falan filan...Aynen bu akşam da böyle hazırlandık.Düğün yemekliydi,Kaan'a böyle yerlerde yemek yedirmeye pek cesaret edemediğim için,hiç birinden tattırmadan(sadece kocaman ekmeklerini kemirip) muhallebisini yedi.Keyfi hiç yoktu,sürekli mıklanıp ağladı.Ses çok yüksekti,belki de ondan rahatsız oldu.Çocuklu olunca erken kalkabilme olanağınız da oluyor.Bizde hakkımızı kullanıp,yolda uykuya yenik düşüp,evimize döndük çok şükür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder